Havas İlminde Niyet ve Edep: Batıldan Hakka İnce Çizgi
Havas ilminde niyet ve edep, hak ile batılı birbirinden ayıran en ince çizgidir. İbn Arabi, İmam Rabbani ve Kuran referanslarıyla bu ilmin sırları.
Her ilmin bir ruhu vardır. Havas ilminin ruhu ise niyettir. Binlerce yıllık İslam geleneğinde, esmaların, harflerin ve latif tesirlerinin dünyasına adım atan kişinin taşıdığı niyet, o ilmin kendisinden bile daha belirleyici bir rol üstlenir. Batıl ile hak arasındaki o ince, kıldan ince çizgi çoğu zaman dışarıdan görünmez; kalbin derinliklerinde saklıdır.
İlmin Kapısı: Niyet
Hz. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "İnnema'l-a'mâlu binniyyât" — "Ameller ancak niyetlere göredir." (Buhari, Müslim) Bu hadis-i şerif, yalnızca ibadetler için değil, tüm manevi ameller ve ilim dalları için de temel bir ölçüt olmaya devam etmektedir. Havas ilminde bu kural daha da ağır bir anlam taşır; zira buradaki niyet yalnızca kişinin hesabını değil, işlemin seyrini ve ruhani tesirini de doğrudan belirler.
"Allah, sizi niyetsiz yaptığınız yeminlerden sorumlu tutmaz; ancak kalplerinizin kazandığından sorumlu tutar." (Bakara Suresi, 225)
Bu ayet-i kerime, kalpte saklı olanın Allah katındaki ağırlığını son derece açık biçimde ortaya koymaktadır. Havas ilminde el hangi ameli yaparsa yapsın, kalpte taşınan maksat, o amelin ilahi ölçekte ne anlama geldiğini belirler.
Havas İlmine Girerken: Ayna Meselesi
Havas ilmi; esma, harfler ve bunların ruhani, latif tesirleriyle ilgilenen köklü bir İslam ilim geleneğidir. Doğru niyetle ve edeple yaklaşıldığında insanlığa fayda sağlayan derin bir marifet kapısıdır. Ancak aynı ilim, kirli bir niyetle kapısına dayanıldığında kişiyi batıla ve büyük tehlikelere sürükler.
Kuran-ı Kerim bu meseleyi çok çarpıcı bir şekilde Bakara Suresi'nde ele alır:
"Ve onlar, şeytanın Süleyman'ın mülkü hakkında okuduklarına uydular. Oysa Süleyman büyü yapmadı; lakin şeytanlar büyü yaptılar..." (Bakara Suresi, 102)
Bu ayet-i kerime, ilmin kendisinin değil; onu kimin, hangi niyetle ve nasıl kullandığının belirleyici olduğunu ortaya koyar. Büyük mutasavvıf ve Endülüs alimi İbn Arabi Hazretleri, el-Fütûhât el-Mekkiyye'sinde şöyle buyurur: "İlim ayna gibidir; kişi ne getirirse onu yansıtır." Bu söz, havas ilmindeki niyet meselesini bütün derinliğiyle özetler.
Edep: İlmin Elbisesi
Büyük mutasavvıf ve Kuran alimi İmam Şarani, el-Uhudü'l-Kübrâ isimli eserinde şöyle der: "Edep, ilmin yarısıdır. Hatta edepsizlik, ilmin bereketini çalar." Edep; dış terbiyeden ibaret değil, kalpteki saygı, hürmet ve haşyetin dışa yansımasıdır.
Havas ilmini öğrenen kişinin asla göz ardı etmemesi gereken temel edep ilkeleri şunlardır:
Batıl ile Hak Arasındaki İnce Çizgi
Havas ilminde hak ile batılı ayıran çizgi, çoğu zaman gözle görülmez. Aynı dua, aynı esma, aynı amel — farklı niyetlerle bambaşka yönlere akar. Peki batıla düşen kişinin alametleri nelerdir? Alimler bu konuda şu işaretleri kaydetmiştir:
Hakka Giden Yol: Kalbi Temizlemek
Büyük havas alimi ve mürşid Ahmed İbn İdris el-Fâsî talebelere şunu öğütlemiştir: "Harfi telaffuz etmeden önce kalbini temizle. Çünkü harf, kalpten çıkar; kalp neye yöneldiyse, o harfin yükü de oraya akar."
Hak üzere kalmak isteyen kişinin pratik tutunma noktaları şunlardır:
Sonuç: Emaneti Ehline Taşımak
Havas ilmi, nurlu bir emanettir. Bu emaneti taşımak büyük bir mesuliyet gerektirir. Kuran-ı Kerim şöyle buyurmaktadır:
"Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir." (Hucurât Suresi, 18)
İnsan; yalnızca hangi ameli yaptığıyla değil, ne için ve nasıl yaptığıyla da hesap verecektir. Niyet ve edep, bu ince çizginin iki yakasını tutan iki kandildir. Biri söndüğünde yol karanlığa döner. Her havas ehli şunu bilmeli: O ince çizgi üzerinde durmak; ilmin içinden, edebin ruhuyla ve yalnızca Hakk'a yönelmiş bir kalple mümkündür.
Abdulfettah Hoca'nın Rahlesinden / İcazetli Havas ve Gizli İlimler Hocası
Sır Katibi - Manevi Mimar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.