Esmâü'l-Hüsnâ ile Tevekkül: Her İsmin Kalpte Açtığı Kapı
Allah'ın 99 güzel ismi, tevekkülün kapılarını açan birer anahtardır. Her isim kalpte farklı bir huzur ve teslimiyetin kapısını aralar.
Kalbin En Derin Sığınağı: Allah'ın İsimleri
Tevekkül, kelime anlamıyla "vekil tutmak, işi bir başkasına havale etmek" demektir. Ancak tasavvuf ve Kur'ân ilminin ışığında tevekkül; kalbin, yalnızca Allah'a dayanması, O'nun kudretine eksiksiz teslim olması ve O'nun isimlerinin sonsuz hakikatine yaslanmasıdır. İşte bu noktada Esmâü'l-Hüsnâ devreye girer. Zira her ilahi isim, kalbin bir kapısını açan ayrı bir anahtardır.
Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulur:
"وَلِلَّهِ الْأَسْمَاءُ الْحُسْنَىٰ فَادْعُوهُ بِهَا" "En güzel isimler Allah'ındır; O'na o isimlerle dua edin." (el-A'râf, 7/180)
Bu âyet, Esmâü'l-Hüsnâ'nın yalnızca bilgi amaçlı değil, bir yaşam biçimi olarak içselleştirilmesi gerektiğini gösterir. Tevekkül de bu içselleştirmenin en nadide meyvelerinden biridir.
El-Vekîl: Tevekkülün Doğrudan Kapısı
Allah'ın güzel isimlerinden el-Vekîl, "bütün işleri üstlenen, kendisine güvenilen en layık varlık" anlamına gelir. Kur'ân'da sahabeler en bunaltıcı anlarda bile bu isimle teselli bulmuştur:
"حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ" "Allah bize yeter; O ne güzel vekildir!" (Âl-i İmrân, 3/173)
İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn adlı eserinde şu hakikati dile getirir: "Tevekkülün özü, kalbin Allah'a yaslanmasıdır. Bu yaslanma, ancak O'nun el-Vekîl ismini derinden tanımakla mümkündür." Kişi bu ismi kalbine yerleştirdiğinde, dağlar gibi binen endişeler hafifler; çünkü işlerin hakiki sahibinin kim olduğunu görür.
El-Kâdir ve El-Kavî: Güç Onda, Huzur Bende
Tevekkülün önündeki en büyük engel "Ya olmazsa?" sorusudur. Bu soruyu cevaplayan isim el-Kâdir'dir: Her şeye gücü yeten. Yanına el-Kavî ismini eklediğinizde kalp şunu anlar: Benim için mümkün olmayan, O için imkânsız değildir.
İmam Gazzâlî, İhyâü Ulûmi'd-Dîn'de bu isimlerin tefekkürünü "kalbin şifası" olarak tanımlar. Ona göre insan, bu isimleri yalnızca diline değil, hayatının her kesimine yaymalıdır.
Er-Rezzâk: Rızık Kaygısının Panzehiri
Tevekkülü en çok zorlayan alan rızık meselesidir. Ama er-Rezzâk ismi, bu kapıyı ardına kadar açar. Kur'ân-ı Kerîm şöyle ferman eder:
"وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ ۚ إِنَّ اللَّهَ بَالِغُ أَمْرِهِ" "Kim Allah'a tevekkül ederse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir." (et-Talâk, 65/3)
Er-Rezzâk ismiyle kurulan bağ, kişiyi "kazanç mı olacak, kazanç mı olmayacak?" sarmalından çıkarır ve onu "Allah verecekse verir, çalışmak benim görevim, sonuç O'nun takdiri" olgunluğuna taşır. Bu, tembellik değil; aksine en derin hürriyettir.
El-Latîf: Görünmez İnceliklerin Ustası
El-Latîf ismi, "her şeyin inceliklerine vakıf olan ve kullarına en ince yollardan hayır ulaştıran" demektir. Tevekkül eden kul, bu isimle şunu öğrenir: Planladığın yolun kapanması, sana daha hayırlı bir yolun açılması içindir.
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî bu hakikati şöyle dile getirir: "Kapı kapanmadan öteki kapı açılmaz. Ama göz kapalıysa kapalı kapıyı görür, açık kapıyı göremez." El-Latîf ismi, gözümüzü açık kapıya çevirir.
Her İsim Bir Makam, Her Makam Bir Tevekkül Derinliği
Esmâü'l-Hüsnâ'nın bütünü, tevekkülün farklı katmanlarını besler:
Tevekkül: Hareketsizlik Değil, Huzurlu Eylem
Son olarak şunu vurgulamak gerekir: Esmâü'l-Hüsnâ ile beslenen tevekkül, insanı durağanlaştırmaz; aksine onu özgür kılar. Sebeplere sarılırsın, sonra ellerini açarsın. Bu, kulluğun zirvesidir. İmâm Rabbânî Hazretleri'nin ifadesiyle: "Tevekkül, sebepleri terk etmek değil, sebeplerin arkasındaki Müsebbibü'l-esbâb'ı tanımaktır."
Her gün, Esmâü'l-Hüsnâ'dan bir isim alıp gönlüne yerleştir. O ismin anlamıyla otur, o isimle kalk. Kalbinde açılan her kapının ardında sonsuz bir huzur seni bekliyor.
- Abdulfettah Hoca'nın Rahlesinden (Havas ve İslami Gizli ilimler Hocası)
- Sır Katibi - Manevi Mimar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.