Ebced ve Cifir – Kainatın Matematiksel Dili
Harflerin Ruhu ve Kaderin Matematiği: Ebced Hesabı ile Cifir İlminin Sırları
Kainat kitabı rastgele mi yazıldı, yoksa muazzam bir matematiksel kodlama ile mi? "Biz her şeyi bir ölçü (kader) ile yarattık" (Kamer, 49) ayeti, evrenin bir sayısal düzen üzerine kurulu olduğunu haykırır. İşte bu ilahi matematiğin İslam kültüründeki yansıması, harflerin sayısal değerleri üzerinden işleyen Ebced ve onun derinleşmiş hali olan Cifir ilmidir.
Harfler Sadece Ses Değil, Birer Sayıdır Ebced sistemi, Arap alfabesindeki 28 harfin her birine, yaratılışın şifrelerine uygun belirli bir rakamsal değer verilmesi esasına dayanır. (Elif=1, Ba=2, Cim=3... gibi). Bu sistem, İslamiyet'ten önce de kadim medeniyetlerde kullanılmış, Kur'an'ın inmesiyle birlikte ise "Hurûf-u Mukattaa" (Elif, Lam, Mim gibi şifreli harfler) üzerinden bambaşka bir boyut kazanmıştır.
Osmanlı'da mimarlar, yaptıkları caminin kapısına bir beyit yazar, o beyitteki harflerin Ebced toplamı caminin yapılış tarihini verirdi. Şairler, bir padişahın vefatına veya bir zaferin kazanılmasına "tarih düşürürlerdi". Bu, ecdadımızın hayatı matematikle ve sanatla nasıl harmanladığının en zarif göstergesidir.
Cifir İlmi: Geleceğin Kodlarını Okumak Mı? Ebced'in daha batınî ve gizemli veçhesi ise Cifir ilmidir. Hz. Ali (r.a.) ve Ehl-i Beyt imamlarına dayandırılan bu ilim, Kur'an ayetlerinin sayısal değerlerinden yola çıkarak geçmiş ve gelecek olaylara dair "işaretler" çıkarma sanatıdır. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Şualar ve Rumûzât-ı Semaniye adlı eserlerinde, Cifir ilmini bir "tefekkür dürbünü" olarak kullanmış; ayetlerin modern çağa bakan, elektrikten trene, büyük savaşlardan manevi fetihlere kadar pek çok olaya yaptığı ince işaretleri ortaya koymuştur.
Ancak burada çok ince bir çizgi vardır: Cifir, "gaybı mutlak olarak bilmek" değildir. Gaybı Allah'tan başka kimse bilemez. Cifir, tıpkı bir meteoroloğun bulutlara bakıp yağmuru tahmin etmesi gibi, ayetlerin nurani havuzunda görünen potansiyel olayları sezmektir. Ehil olmayan ellerde bir "falcılık" aracına dönüşme riski taşıdığı için, bu ilim tarih boyunca hep "sır" olarak kalmış, sadece layık olanlara açılmıştır.
Unutmayalım ki, ismimizin Ebced değeri veya yıldızname hesabı, bizim fıtrat haritamız hakkında ipuçları verebilir; ancak kaderin dizginleri sadece dua ve irade ile, Allah'ın elindedir.
İlgili Yazılar
Tevekkül – Ruhsal Özgürlük
31.01.2026
Su ve Zemzem – Hafıza ve Şifa
31.01.2026
Letâif-i Hamse – Ruhun Görünmeyen Çakraları
31.01.2026Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!